Akşam haberlerini izlerken bi haber gözüme çarptı ..''Polise Facebook Yasağı''
sebebide şuymuş : Polisler facebook'da guruplar kurup , emniyeti eleştiriyor, mesleğin adını kötüye çıkarıyorlarmış ulan kepaze adamlar adamlar gurup kurup hakkını arıyorsa bunun ne kötülüğü var zaten yapacağınızı yapıyorsunuz birde adamların ifade özgürlüğünü elinden alıyorsun.
Polislerin genelini sevmem ama bu haber beni derinden üzdü ve bloguma geçirmemin sebebi ise Türkiyenin durumunu 5-10-15 sene sonra da böylemi olacak diye merak etme sebebim.
Sanırım bu zihniyetle devam edersek sonsuza kadar devam edeceğe benziyor..
10/31/2008
Video'yu İzlemek İçin Tıklayın
videoyu izlerkende görmüşsünüzdür .. izleyicilerdeki ciddiyet rahatsız edecek kadar fazla , türkiyede olsa hepsi gülmekten yere yatardı ;) yatılmayacak gibi bi durum da yok ortalıkda ben izlerken sandalyeden düştüm.. ;)
10/30/2008
ThinkGeek.com'da gördüm ve şaşırmadım çünkü orda bu tür icatlar görmeniz çok normal ;
T-Qualizer Shirt'den tutun , Wi-Fi Detector Shirt'e kadar her türlü materyal mevcut.
Videosunu İzleyin
Dün gece rüyamda çok ilginç şeyler gördüm.. :) rüyamda büyük bir patlama görüyordum ve o patlamanın etrafa radyasyon yaydığını görüyorum , radyasyon görülürmü diyenler için rüyamda gördüm ulan varmı işte !! :) neyse ortamı germeden devamını anlatayım ve bu patlama sonrasında bizi kamplara alıyorlar kampların girişinde radyasyon işaretleri var ilginç bi durum bilinç altıma nerden soktuysam artık ve şu sesle uyanıyorum
- metsamor patladı....
kadının biri var gücüyle bağırıyor . ve rüyada duyduğum bu sese uyanıyorum,.
kalkar kalkmaz hemen metsamor hakkında bir araştırma yaptım ve işte gerçekler..
Iğdır’a sadece 20 kilometre mesafede, Ermenistan topraklarında yer alan büyük bir bomba var; “Metsamor Nükleer Santralı”.
Bu santral her an patlama tehlikesiyle karsı karşıya.
Santraldan insan sağlığını ciddi şekilde tehdit eden birçok radyoaktif madde sızıyor. Ermeniler buna ek olarak Arpaçay ve Aras nehirlerinden çektikleri suyu santralın soğutulmasında kullanarak yeniden nehirlere geri vererek suyu da kirletiyorlar.
Iğdır İl tarım Müdürlüğü’nün verilerine göre son yıllarda hayvanların sakat doğumları artmış durumda. Ayrıca bölgedeki kanser vakalarında da büyük artış olduğu belirtiliyor.
Nükleer santrallerin yerleşim birimlerine en az 90 kilometre uzakta olması gerekirken, Iğdır’a 20, Erivan’a 50 kilometre mesafede olan Metsamor Nükleer Santralı’na, bazı Sovyet bilim adamları, bu santralın Ağrı Dağı fay hattı üzerinde olduğu ve bölgenin su kaynaklarına radyasyon karışımı tehlikesinin yüksek olduğunu bildirerek, hayata geçmesine karşı çıkmışlardı.
Metsamor 1 ve 2 Nükleer Santralları Uluslararası Atom Enerji Ajansı (IAEA) standartlarına göre, dünyadaki 146 nükleer santral arasında, güvenlik açısından en son iki sırayı alıyor. 1970'li yılların teknolojisiyle Ruslar tarafından yapılmış olan santrallar, 1988 depreminde hasar görünce kapatıldı.
Ermenistan, 1995 yılında enerji sıkıntısını bahane ederek Uluslararası Atom Enerji Ajansı'na başvurarak Metsamor santralını modernize ederek 2005 yılına kadar kullanma lisansı aldı. Batı teknolojisi standartlarını uygulayabilmek için Ermenistan’ın aldığı yardımlar ise; AB’den 190, ABD'den 150 ve yine ABD'de yaşayan Ermeniler’den 30 milyon dolar tutarında.
Faaliyet izni verilen Metsamor santralına buna rağmen batı standartlarına uygun güvenlik sistemi kurulmadığı gibi, santralın çekirdeğini kaplaması gereken en az iki metre kalınlığındaki çelik zırh bile halen yapılmamış durumda.
Santralın fay hattı üzerinde olması ve kullanıma geçmesinden sonra 10 yılda 150’ye yakın kaza geçirmesi ise sorunun ciddiyetini gösteriyor.
Ermenistan’ın Rusya’ya olan 53 milyon dolarlık yakıt borcu nedeniyle işletmesinin Rusya’ya devredildiği Metsamor, başta
Doğu Anadolu olmak üzere bütün Türkiye için büyük bir tehlike.
Iğdır ovası, Ardahan, Kars ve Erzurum illerimiz radyasyon tehlikesi ile karşı karşıya. Iğdır halkı yetiştirdikleri sebze ve meyvelerde bu santralden yayılan radyasyonun etkisini çok bariz şekilde gördüklerini ifade ediyorlar.
Bilim adamları Metsamor’un teknik ömrünü doldurduğuna işaret ediyorlar. Bir müddet sonra işletme lisansı bitecek olan nükleer santralın, lisansının uzatılması, bile bile milyonlarca insanı sakatlığa ve ölüme terketmek anlamını taşıyor.
Hepimizin hatırlayacağı üzere, 1986 Çernobil vakası döneminde, ölü ve sakat doğumlar yaşadık, garip şekiller almış sebzeler yedik.
Bilim adamları; “Çernobil’in yol açtığı radyoaktif bulutların göğe yükseldiğini, gün geçtikçe yeryüzüne daha fazla yaklaştığını, önümüzdeki 10-14 yıl arasında yeryüzüne ulaşacağını ve radyasyonun toprağa karışacağını belirtiyorlar.
Yani tehlike geçmedi, belki de daha yeni başlıyor. Çernobil tehlikesi daha atlatılamamışken, ikinci Çernobil’e hazır mıyız?
Ve böyle bir korku altında yaşamayı halkımız hak ediyor mu?
Şimdi sorumlulara ve bizi yönetenlere soruyoruz;
Bölgede ikinci bir Çernobil vakası yaşanması an meselesi iken ve burnumuzun dibinde bir ölüm makinası çalışırken neden susuyorlar?
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun yaklaşımı ve önlemleri nedir?
Sağlık Bakanlığımızın olası bir radyasyon vakasında, bölgede acil müdahale yapabilecek sağlık birimleri mevcut mudur?
Çevre örgütlerimiz konunun vahametinden haberdar mıdır?
Öyleyse neden bu konuda bir çaba göstermemektedirler?
Şimdi de insan hayatını ve güvenliğini tehdit eden her türlü konuyla mücadeleyi görev edinen ve birçok konuda insan haklarını gündeme getiren, dahası Türkiye’yi insan haklarının yetersiz uygulandığı bir ülke olarak suçlayan Batı ülkelerine soralım;
“Bu eskimiş teknolojili köhne tesislerin yarattığı ve dahası yaratacağı tehditlerin, en tabii insan hakkı olan; ‘yaşama hakkının ihlali’ kapsamına girmediğini mi ya da Türk insanının hayatının daha az önemli olduğunu mu düşünüyorlar?”
Ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), kendi standartlarına göre güvenliği olmadığını kabullendiği bu santralların, çalışmaya devam etmemesi konusunda bir girişimde bulunmayı düşünmüyor mu?
Öyle anlaşılıyor ki; Türk halkı, haklarını yine kendi savunmak durumunda.
Hadi gelin Metsamor’un kapatılması için ayağa kalkalım, tek bir güç olarak elele verelim.
ve şuanda ığdırda bulunduğumu düşünürsek .. durum içler acısı. :(Metsamor'u merak edenler için uydu fotoğraflarını da ekledim..


Videosunu İzleyin
10/28/2008
Bu sitelerin ortak özelliği , geniş arka planlar kullanarak siteyi daha çok canlandırarak , görselliği arrtırmış olmaları Hepsi profösyonel tasarımcılar tarafından tasarlanan bu siteler gerçekten göze hitap ediyor. Tasarımcı arkadaşlarımın ve web tasarımcı adaylarının beğenilerine sunuyorum..
August
Car Freaks
Twelve Restaurant
Future of Web Design
Summer - tnvacation.com
MacAllan Ridge
Fall - tnvacation.com
Jirnsum.eu
Go To China
Traffik
Legendary Aircraft
Surf in Paradise
Family Vacation Survival Guide
Flame Digital
Sundance Festival
Visit Cascadia
Frisk Design
Dizzain
Eleven3
IMEEM
Monterey
Pueblo Bonito
Jansport
Champneys
Include Digital
Alba Nigra
Welcomebrand.co.uk
Nefty’s World
MVP Movie
Upstruct
My Kid Took These
Cinq7
Liberato Creative
Adventure Here
Mountain Biking by 198
Get London Reading
Free People
Youlove.us
Brandon Wolvin
Twiistup.com
Buen Retiro Vergara
The Farmer and the Chef
CSS Layout
Pi-inc.net (flash)
Jamie Oliver
Pivonka.eu
CNC Costume National
Buy For Less
Wellington Lions
Charles Martin Books
Lipton Green Mint
Electricurrent.com
MTV
BHeurosong
The Hip Hop Music
Easycut.es
Careforkidsfarm.com
Illustrative Styles
Design Jobs on the Wall
Spring - tnvacation.com
Viget - Inspire
Dara’s Garden
Ma.tt
N.Design Studio
Jason Bradbury
Radu Ceuca
Singularity Concepts
The Rox
The Mattinator
Rock Your Look
NJ Rebel
Antiphrasis
Pojeta
Volll
Div Voted
Campingilfrutteto.it
StrawPoll
Refresh Teesside

Dean Oakley
Adit Shukla
Rawkes















































































