Eskiler bilirler eski Çağlar'ı zamanının büyük çoğunluğunu internetde geçirir, sosyal aktivitelere pek karışmaz, tüm dünyası fare,klavye ve monitör'den ibaret sıradan açık kaynak kodlu webmaster Çağlar..

Bazen özlüyorum eski Çağlar'ı mesela onun içkiyle arası pek iyi değildi, aslında iyi sayılırdı ama düzenli içici değildi,evden dışarı çıkmazdı mesela; hadda bu yüzden kendini asosyal sanardı herzaman halinden memnundu ama,birşeylerin eksikliğini duymuyor değildi, mesela yürümeyi özlemişti kırlarda yürümeyi, insanların arasında yürümeyi duvarlar onu sıkıyordu artık üzerine gelmeye başlamıştı duvarlar zaten pek kimsesi de yoktu tek dostu Mert Karataş'tı onu yaklaşık on yıldır tanıyordu ve kendisine hiç yanlış yapmamıştı


Kendinden sıkılmaya başlamıştı son zamanlarda hatırlıyorum da şubat'ın başlarında aynaya bakmak istemiyordu, aynı yüz aynı eylemler ne ''sıradan hayat'' diyordu çok sevdiği isminden de nefret eder olmuştu menfaatçi insanlardan da nefret besliyordu onlara karşı çok sürmedi bu durum üst paragrafta bahsettiğim Mert onu yanına çağırdı, gitmek istemiyordu ama gitti çünkü Mert ona hiç yanlış yapmamıştı tekdüze süren bu hayatının eski haline döneceğini biliyordu işte o günden sonra hiç eski Çağlar olamadı

..

işte kimine göre kısacık iki ay benim koskoca iki ayım olarak geçti

ve bugün, karşınızda eskiden hayatının %98'ini oluşturan web'e daha az karışan kendini sosyal aktivitelere ayıran, çıkıp insanlar arasında yürüyen bol bol bira tüketen ve insanları seven Çağlar var bu durum dışardan bakıldığında normal olarak gözüksede benim açımdan bakıldığında ilerleme kaydettiğimin bir göstergesi.

Teşekkürler Mert +
değişmeme katkı sağlayan yukarda yazamadığım P.S. kişisi de var kendilerini biliyorlar x) başka merak eden varsa mail atsın onlara da açıklarım ..

bir sonraki saçmalığımda buluşmak üzere okuduğunuz için teşekkürler xD
- işin komiği 'gerektiği kadar iyi' nasıl yaşanır, onu da pek bilmiyorum
- devamsızlığım çok hayatta
- bir yıl düş'e dokunur gibi hiçbir şey yaşamıyorum, sonra, ertesi yıl bir gömülüyorum hayata ve aşk'a, kaldırabilene aşkolsun
- nerede, nasıl, ne zaman, kiminle, ne kadar daha fazla mutlu olunur, bilmiyorum
- olmadığım yerleri, yapmadığım şeyleri düşlüyorum bazen
- bazen diyorum: 'cinsim başka olsaydı daha mı mutlu olurdum acaba'- dallıyorum günleri, bugünün ne içerdigine bakmadan, ertesi gün'e geçiyorum hemen
- yaşayacaklarımı hep son ana bırakıyorum
- kendimi çogunlukla yaşamayacak kadar yorgun hissediyorum
- ne yasarsam yasayayım, gözüm hep öteki hayatlar'da kalıyor bazen
- yaşamaya iyi konsantre olamıyorum
- bence hayat, cinselliğin önemli bir parçası- bazılari çalıp-çırpıyor her şeyi, öteki hayatlar'dan otluyor hep bazıları
- sevişince acıkıyorum
- her sabah bir gün eksik uyanıyorum ömrümden
- kafamdaki insan, olamıyorum- kendi ömrümdeymiş gibi rahat yaşayamıyorum
- herkes ağzına kadar başkası dolu
- içimde hiç kötülük yok.. bu çok kötü
- depremle yaşamaya da alışabilirim.. tamam.. olur.. fakat bir şartla: beni öldürmeyeceğine söz verirse
- ömrüm bir dönem çok açık kaldı, hayatıma kaç insan girdi hatırlamıyorum
- aslında ileride çok mutlu olunacak sota yerler biliyorum
- bazı sabahları dünya, çok zor alışıyor bana
- orjinal bir kaç insan arıyorum
- atsan atılmaz, satsan satılmaz bir yük gibi geliyor bazılarına hayat
- tez'siz, antitez'siz, gel bana hipotez, hipotez
- hayatta bir ağırlığım olsun diye, şişmanlıyorum
- üçün biri'ni seçerken bile ikilem'e düşüyorum
- yaşamak için sonsuz ideal bir yer var mı? ben bulamıyorum..
- yaşamam gereken bir çok şey ve yaş, başka bir çok şey ve yaşları düşünürken geçip gidiyor
- bazen çok geriden yaşıyorum
- ömrüm son bulduğunda neleri yaşamış olayım.. neleri yaşamış olmalıyım.. bilmiyorum
- bu benim ilk tecrübem dünyada
- bütün güzel kızları, iyi oğlanları kapmışlar
- bütün şahane mevzuları çok önceden konuşmuşlar
- bütün güzel pozisyonları biz yokken sevişmişler
- iyi bir ömür, hangi iyi bir ömürle kıyaslanabilir ki
- kim olarak öleceğimi, ne olarak kalacağımı bilmiyorum
- hayat, benden, zevk alıyor mu acaba bilmiyorum
- tanrı veya doğa, beni böyle kullanarak ne yapmak istiyorlar, pek anlamıyorum
- ancak yine de ömrümden geleni yapıyorum..

Abraxas.